<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Estetik</title>
	<atom:link href="http://www.sohbetege.net/tag/estetik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbetege.net</link>
	<description>Sohbet, sohbet odaları, chat</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 17:13:56 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ağrısız doğum için</title>
		<link>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/agrisiz-dogum-icin.html</link>
		<comments>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/agrisiz-dogum-icin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 16:44:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadinlar icin]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzelik bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[sac bakimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetege.net/?p=4223</guid>
		<description><![CDATA[Ağrısız doğum için egzersiz yapmak şart!
Başlamadan önce mutlaka doktora danışın.
• Günümüzde egzersiz yavaş yavaş günlük yaşamın bir parçası olmaya başladı. Gebelik dönemlerini daha sağlıklı geçirmek isteyen kadınlar da gebelik sürecine egzersizi katmak istiyorlar.
• Ancak anne adaylarının, hamilelik döneminde egzersizlere başlamadan önce mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından egzersize mani olacak bir sağlık probleminin olup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0iy8TgBI2I/AAAAAAAADFU/M7v_11J_7jw/s1600-h/1.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 304px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0iy8TgBI2I/AAAAAAAADFU/M7v_11J_7jw/s320/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424782500264223586" border="0" /></a>Ağrısız doğum için egzersiz yapmak şart!<br />
Başlamadan önce mutlaka doktora danışın.</p>
<p>• Günümüzde egzersiz yavaş yavaş günlük yaşamın bir parçası olmaya başladı. Gebelik dönemlerini daha sağlıklı geçirmek isteyen kadınlar da gebelik sürecine egzersizi katmak istiyorlar.</p>
<p>• Ancak anne adaylarının, hamilelik döneminde egzersizlere başlamadan önce mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından egzersize mani olacak bir sağlık probleminin olup olmadığı konusunda kontrolden geçmesi gerekir.</p>
<p>• Yürüyüş yapmak egzersize başlamak için idealdir. Özellikle hamilelik öncesinde egzersiz yapmayan kişiler, egzersize yürüyüşle başlamalıdırlar.</p>
<p>• Solunum egzersizleri ve gevşeme teknikleri özellikle doğum süreci başladığında annenin sakin kalarak kendisinin ve bebeğinin strese girmeden süreci tamamlamasına yardımcı olur.</p>
<p>• Doğum sancılarının gelmeye başladığı birinci dönemde gevşeme teknikleri ile anne enerjisini aktif doğum sürecine saklar. Yine ilk dönemde solunum teknikleri ile anne ağrıyı daha az hisseder.</p>
<p>• Bu egzersizlerin gebelik sürecinde öğrenilmesi daha rahat bir doğum geçirilmesine yardımcı olur.</p>
<p>• Aerobik egzersizleri kalbi ve akciğerleri sağlam tutar. Hamileler için özel aerobik programlarına katılınabilir. Düşük şiddette ve su içi aerobik programları da hamileler için uygun olabilir.</p>
<p>• Yüzme, vücudun tüm kaslarını çalıştırdığı için idealdir. Su vücudu desteklediğinden yaralanma, düşme riski de bulunmaz.</p>
<p>• Bisiklet dayanıklılığı artırdığı için tercih edilebilir. Ancak bir süre sonra büyüyen karın anne adayını zorlar. Bundan dolayı yatay egzersiz bisikletleri aynı zamanda beli de desteklediği için tercih edilmeli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/agrisiz-dogum-icin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğumdan Sonra Doğru Beslenme</title>
		<link>http://www.sohbetege.net/cocuk-gelisimi/dogumdan-sonra-dogru-beslenme.html</link>
		<comments>http://www.sohbetege.net/cocuk-gelisimi/dogumdan-sonra-dogru-beslenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 16:42:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cocuk Gelisimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzelik bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[sac bakimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetege.net/?p=4220</guid>
		<description><![CDATA[Doğumdan sonra bebekler anne sütünü tek başına 6 ay boyunca almalıdırlar. Emzirmeye, doğum şekli normal veya sezaryen olsun, mümkün olduğunca doğumdan hemen sonra başlanmalıdır.
Çünkü saatler süren doğum eylemi sonrası dünyaya gelen bebek yorgundur ve acıkmıştır.
Loğusalık döneminde sütün bol bir şekilde gelmesi için annenin yapması gereken iki konu vardır: Bebeğini sık sık emzirmek ve bol miktarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0iyiFbIqiI/AAAAAAAADFM/Bc5nG556byQ/s1600-h/1.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 226px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0iyiFbIqiI/AAAAAAAADFM/Bc5nG556byQ/s320/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424782049809050146" border="0" /></a>Doğumdan sonra bebekler anne sütünü tek başına 6 ay boyunca almalıdırlar. Emzirmeye, doğum şekli normal veya sezaryen olsun, mümkün olduğunca doğumdan hemen sonra başlanmalıdır.</p>
<p>Çünkü saatler süren doğum eylemi sonrası dünyaya gelen bebek yorgundur ve acıkmıştır.<br />
Loğusalık döneminde sütün bol bir şekilde gelmesi için annenin yapması gereken iki konu vardır: Bebeğini sık sık emzirmek ve bol miktarda sıvı tüketmek. Sütün bol ve uzun süreli gelebilmesi için bebek her istedikçe ve de sık sık emzirilmelidir.<br />
Bebekler doğduklarında hayatlarının ilk 4 gününde kendilerine yetecek kadar vücutlarında yedek su ile birlikte doğarlar. Bu nedenle anne sütü bollaşana kadar dışardan su veya diğer içeceklerin verilmesine gerek yoktur. Anne sütü ile beslenen bebeklerde alerjik hastalıklar çok daha az görülür.<br />
İlk 4 ay içerisinde bebeklere anne sütü dışında su dahil hiçbir ek gıda verilmemelidir. Bebeklerini emziren kadınlarda ileri yaşlarda göğüs kanseri görülme riski azaldığı tesbit edilmiştir. Bebekler barsaklarında mekonyum adı verilen koyu kıvamlı yapışkan bir madde ile doğarlar. Anne sütü mekonyumun barsaklardan atılmasını kolaylaştırır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetege.net/cocuk-gelisimi/dogumdan-sonra-dogru-beslenme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sivilce izi için pastane mayası maskesi</title>
		<link>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/sivilce-izi-icin-pastane-mayasi-maskesi.html</link>
		<comments>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/sivilce-izi-icin-pastane-mayasi-maskesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 16:41:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadinlar icin]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzelik bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[sac bakimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetege.net/?p=4217</guid>
		<description><![CDATA[
Geçmeyen sivilce izleri için doğal maske:
Bir yumurtanın akı ile bir çay kaşığı limon suyunu, bir çay kaşığı bal ve iki yemek kaşığı pastane mayasını karıştırın. 20 dakika cildinizde beklettikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0iyLfgM90I/AAAAAAAADFE/6yxxxpCO4ag/s1600-h/1.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 281px; height: 146px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0iyLfgM90I/AAAAAAAADFE/6yxxxpCO4ag/s320/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424781661672634178" border="0" /></a><br />
Geçmeyen sivilce izleri için doğal maske:<br />
Bir yumurtanın akı ile bir çay kaşığı limon suyunu, bir çay kaşığı bal ve iki yemek kaşığı pastane mayasını karıştırın. 20 dakika cildinizde beklettikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/sivilce-izi-icin-pastane-mayasi-maskesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yumuşak eller, güzel tırnaklar</title>
		<link>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/yumusak-eller-guzel-tirnaklar.html</link>
		<comments>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/yumusak-eller-guzel-tirnaklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 16:39:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadinlar icin]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzelik bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[sac bakimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetege.net/?p=4214</guid>
		<description><![CDATA[Ellerimiz bir bakıma bizim kartvizitimizdir, dolayısıyla da mükemmel ve bakımlı görünmeleri gerekir. Tabii bunun hiç de kolay olmadığını söylemek lazım. Çünkü ellerimiz soğukla ve temizlik ürünleriyle her gün direkt olarak temas halinde&#8230; Onları olumsuz dış etkenlerden korumanın en iyi yollarından biri sık sık kremlemek. Özellikle de ellerimizi yıkadıktan hemen sonra&#8230;
Dolayısıyla hafif bir el ve tırnak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0ixvSSYfXI/AAAAAAAADE8/NSAxDrjMrXI/s1600-h/1.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 184px; height: 227px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0ixvSSYfXI/AAAAAAAADE8/NSAxDrjMrXI/s320/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424781177088671090" border="0" /></a>Ellerimiz bir bakıma bizim kartvizitimizdir, dolayısıyla da mükemmel ve bakımlı görünmeleri gerekir. Tabii bunun hiç de kolay olmadığını söylemek lazım. Çünkü ellerimiz soğukla ve temizlik ürünleriyle her gün direkt olarak temas halinde&#8230; Onları olumsuz dış etkenlerden korumanın en iyi yollarından biri sık sık kremlemek. Özellikle de ellerimizi yıkadıktan hemen sonra&#8230;</p>
<p>Dolayısıyla hafif bir el ve tırnak kremi, cilt tarafından hemen emildiği ve ardında kalın bir yağ tabakası bırakmadığından düzenli olarak kullanılmalı&#8230; Ayrıca haftada bir kez ellerinize özel bir bakım kürü uygulamanız şart. Uykuya yatmadan hemen önce ellerinizi nemlendirici kremle bolca kremleyin, ince bir eldiven giyin ve bütün bir gece etkisini göstermesi için öyle yatın.</p>
<p>Tırnaklarınızın güzel ve bakımlı görünmesi için de her üç günde bir, bir damla tırnak yağıyla masaj yapın. Eğer oje kullanmayı seviyorsanız, dört günün ardından ojelerinizi değiştirmeyi ihmal etmeyin. Eğer oje tırnaklarda uzun süre kalırsa tırnakların oksijen gereksinimi sekteye uğruyor ve bu da tırnakların sararmasına neden oluyor.</p>
<p>Hamileler için Bitkisel Yüz Maskesi<br />
Hamilelerin, genellikle üçüncü ve altıncı aylar arasında, alınlarında v e yüzlerinde lekelenmelerin oluştuğu bilinmektedir.<br />
Hekimler bu hamilelik maskesini, chloasma (kloasma) olarak adlandırırlar.</p>
<p>Hamilelerin hormonal dengelerindeki farklılaşmalar sebebi ile oluşan bu lekeler, doğum ve emzirme süresince de kalır, buna karşılık regl sürecinin tekrar başlaması ile yok olma eğilimi gösterir.</p>
<p>C vitamini ağırlıklı beslenmek, güneş ışınlarından korunmak ve cilt temizliğini doğal yöntemlerden yararlanarak yapmak gerekir.</p>
<p>Lekelerin oluştuğu bölgeyi;</p>
<p>akşam, hatmi suyu ile veya bu bitkinin yapraklarını ve çiçeğini bir fincana üç tutam koyup demleyerek elde ettiğiniz yıkayın.</p>
<p>-Akhuş ağacı özsuyuna batırılmış pamuk veya benzeri şeyler ile kompres yapın.</p>
<p>-Geceleri ezilmiş çilek ile lekeli bölgelere kompresler de yararlı olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/yumusak-eller-guzel-tirnaklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sıkı kollar</title>
		<link>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/siki-kollar.html</link>
		<comments>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/siki-kollar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 16:37:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadinlar icin]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzelik bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[sac bakimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetege.net/?p=4211</guid>
		<description><![CDATA[Çekici ve sıkı kollara sahip olmanın temelinde, düzenli kas hareketleri yatıyor. Üstelik bu inanılmaz etkili egzersizler için fazla zamana da gereksinim duymuyorsunuz; sadece 10 dakika yeterli. Yere oturun, kollarınızla dirseklerinizden vücudunuzu destekleyin. 15 kez yere yatın ve kalkın. Ardından 10 kez klasik mekik hareketini yapın.
Sadece kol egzersizleri yeterli değildir; cildinizin de düzenli olarak bakım görmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0ixQS9IgbI/AAAAAAAADE0/kKgaKIJJqHU/s1600-h/1.jpg"><img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0ixQS9IgbI/AAAAAAAADE0/kKgaKIJJqHU/s320/1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424780644692033970" /></a>Çekici ve sıkı kollara sahip olmanın temelinde, düzenli kas hareketleri yatıyor. Üstelik bu inanılmaz etkili egzersizler için fazla zamana da gereksinim duymuyorsunuz; sadece 10 dakika yeterli. Yere oturun, kollarınızla dirseklerinizden vücudunuzu destekleyin. 15 kez yere yatın ve kalkın. Ardından 10 kez klasik mekik hareketini yapın.</p>
<p>Sadece kol egzersizleri yeterli değildir; cildinizin de düzenli olarak bakım görmesi önem taşır. En iyisi duşa girmeden önce bu bölgeleri her gün bir masaj eldiveniyle ovmak&#8230; Ardından yoğun içerikli bir nemlendirici ile masaj yapın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/siki-kollar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hoş bir dekolte için</title>
		<link>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/hos-bir-dekolte-icin.html</link>
		<comments>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/hos-bir-dekolte-icin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 16:35:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadinlar icin]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzelik bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[sac bakimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetege.net/?p=4208</guid>
		<description><![CDATA[
Boyun bölgesi ve dekolte, bir kadının yaşını ele veren vücuttaki en hassas bölgelerdir. Bunun nedenlerinden biri de çoğunlukla bakım yaparken dikkate alınmamalarıdır. Doğanın size sunduğu zamanı iyi değerlendirmeli ve bu bölgeleri her gün düzenli olarak kremlemelisiniz. Haftada bir kez de boyun ve dekolte bölgesine yoğun içerikli bakım kürleri uygulamakta fayda var.
Normal bir cilt kremi de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0iw5Wb8RbI/AAAAAAAADEs/DMjW7enxUw4/s1600-h/1.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 203px; height: 189px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0iw5Wb8RbI/AAAAAAAADEs/DMjW7enxUw4/s320/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424780250489570738" border="0" /></a><br />
Boyun bölgesi ve dekolte, bir kadının yaşını ele veren vücuttaki en hassas bölgelerdir. Bunun nedenlerinden biri de çoğunlukla bakım yaparken dikkate alınmamalarıdır. Doğanın size sunduğu zamanı iyi değerlendirmeli ve bu bölgeleri her gün düzenli olarak kremlemelisiniz. Haftada bir kez de boyun ve dekolte bölgesine yoğun içerikli bakım kürleri uygulamakta fayda var.</p>
<p>Normal bir cilt kremi de boyun ve dekolte bakımında rahatlıkla kullanılabiliyor. Kremi sürdükten sonra boyun bölgenizde hafif nemli ılık bir havluyu 15 dakika bekletin. Daha sonra kremi silmek yerine cildinize masajla iyice yedirin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/hos-bir-dekolte-icin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>boyun Gergin hoş bir dekolte için</title>
		<link>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/boyun-gergin-hos-bir-dekolte-icin.html</link>
		<comments>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/boyun-gergin-hos-bir-dekolte-icin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 16:33:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadinlar icin]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzelik bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[sac bakimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetege.net/?p=4205</guid>
		<description><![CDATA[Boynun estetik görünümünü olumsuz etkileyen faktörlerin başında yerçekiminin etkisiyle oluşan yumuşak doku sarkması, ileri derecede kilo alıp verme sonucunda deri altında yağ birikmesiyle oluşan gevşeklik geliyor. Bu bölgede sadece deri değil kas yapısında da deformasyon söz konusu oluyor.
BOYUN ESTETİĞİ
Kadınlarda 30’lu yaşlardan itibaren, bazen daha da genç yaşlarda boynun orta hattında bazı çizgilenmeler oluşuyor. Sarkma ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0iwCgR5OUI/AAAAAAAADEk/O-pRGyUHUAE/s1600-h/1.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 293px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0iwCgR5OUI/AAAAAAAADEk/O-pRGyUHUAE/s320/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424779308238977346" border="0" /></a>Boynun estetik görünümünü olumsuz etkileyen faktörlerin başında yerçekiminin etkisiyle oluşan yumuşak doku sarkması, ileri derecede kilo alıp verme sonucunda deri altında yağ birikmesiyle oluşan gevşeklik geliyor. Bu bölgede sadece deri değil kas yapısında da deformasyon söz konusu oluyor.</p>
<p>BOYUN ESTETİĞİ</p>
<p>Kadınlarda 30’lu yaşlardan itibaren, bazen daha da genç yaşlarda boynun orta hattında bazı çizgilenmeler oluşuyor. Sarkma ve gevşeklikle birleşince, özellikle de açık kıyafetlerin giyildiği yaz mevsiminde estetik olmayan bir görüntü oluşuyor. Boyun estetiğinde uygulanan başlıca yöntemleri şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>Boyun germe: Boyundaki fazla birikmiş yağ alınıyor ve sarkmış kas yapısı toparlanıyor. Deri altından germe işlemi yapılarak, bu bölgenin daha gergin olması sağlanıyor. Fazla deri çıkarılıyor. Germe işlemi daha ileri yaştaki hastalarda uygulanması gereken bir yöntem.</p>
<p>Yağ enjeksiyonu: Bu bölgede yan tarafa doğru uzanan çizgilere ince yağ ve kolajen enjeksiyonları yapılabiliyor.</p>
<p>Botoks: Aynı zamanda botoks uygulamalarıyla boyunda oluşan çizgilerin giderilmesi sağlanabiliyor. Ancak bu çeşit botoks ve enjeksiyon uygulamalarını daha genç yaştaki kadınlara uygulamak gerekiyor.</p>
<p>n Bu işlemlerden sonra hastalar ne yapmalı, ne yapmamalı</p>
<p>Tüm bu işlemlerden sonra hastanın boyun hareketlerini belli bir süre kısıtlıyoruz. Bazılarında ise boyunluk kullanıyoruz. Hastanın özellikle boynunu yan tarafa doğru çevirerek, boyunda gerginlik yaratan hareketlerden uzak durmasını istiyoruz.</p>
<p>n İz ve ağrı oluyor mu</p>
<p>Yapılacak işleme göre küçük izler olabilir ancak bunlar rahatsız edici değildir. Boyun germe ve alt yüz germe birlikte yapılıyorsa kulak arkasından, kulak içinden devam eden bir iz oluşabilir. Bu izin çok önemli bir belirginliği yoktur.</p>
<p>n Boyun estetiğini erkekler de istiyor mu</p>
<p>Boyun estetiği için kadınlardan daha çok talep geliyor. Erkekler kadınlara göre daha düşük oranda yüz estetiğine yönelik işlemler yaptırıyor bununla birlikte burun ve göz kapağı ameliyatlarını tercih ediyorlar.</p>
<p>DEKOLTE ESTETİĞİ</p>
<p>Kadınlarda boyun estetiği ne kadar önem taşıyorsa, dekoltelerinin güzelliği de aynı şekilde önemli. Dekolte bölgesinde bazı çizgilenmeler oluşuyor ve bu da rahatsız edici bir görüntü yaratıyor. Ayrıca dekolte bölgesinde yağ birikmesi de oluyor. Peki dekolte estetiğinde neler yapıyoruz?</p>
<p>Kırışıklıklara dolgu: Dekolte estetiğini daha çok orta yaş grubu tercih ediyor. Bu bölgedeki deri elastikiyeti bozulduysa ince kırışıklıkları özel dolgu maddeleriyle dolduruyoruz.</p>
<p>Peeling ile canlandırma: Küçük peeling ajanları ile derinin canlılığını, elastikiyetini artıracak işlemler uyguluyoruz. İleri derecede artmış çizgilenme varsa yağ enjeksiyonları yapıyoruz.</p>
<p>Meme estetiği: Dekolte problemleri meme kaynaklıysa, her iki meme birbirine çok bitişikse bu dekoltenin görüntüsünü de bozuyor. Bu durumda iki memeyi birbirinden uzaklaştırıcı ameliyatlar yapılarak, dekoltenin güzel olmasına yardımcı olunuyor.</p>
<p>Botoks ve yağ enjeksiyonu: Bu bölgeye botoks ve yağ enjeksiyonu da uygulanıyor. Botoks dekoltenin daha gergin görünmesini sağlıyor, yağ enjeksiyonuyla da çizgiler yok ediliyor.</p>
<p>n Ağrı ve iz oluyor mu</p>
<p>Bu bölgeye uygulanan işlemler sırasında çok fazla ağrı olmuyor ve iz de kalmıyor.</p>
<p>n Dekoltedeki güneş lekeleri nasıl gideriliyor</p>
<p>Dekoltede kadınların en çok şikayet ettiği konulardan biri de güneş lekeleri. Bu lekeler için dekolteye deriyi soyucu işlemler yapılıyor. Küçük peelingler yapılmasıyla lekeler giderilerek daha düzgün bir yüzey elde edilmesi mümkün oluyor. İleri derecede olan lekeler tıraşlama yöntemiyle gideriliyor. Ayrıca özel lazer uygulamaları ile de bu sorun ortadan kaldırılıyor.</p>
<p>Hamilelikten sonra da güzel bir kadın olmak düş değil</p>
<p>Hamilelik döneminde ve sonrasında kadınlar dış görünüşleriyle ilgili sorunlar yaşıyor. Bazen yalnızca bacaklardaki varisler veya ciltteki çatlaklarla sınırlanan, bazen de göğüslerde küçülme veya kalçalarda genişleme gibi daha göze çarpan biçimlerde olabilen bu değişikliklerin giderilmesi mümkün.</p>
<p>Meme sorunları: Doğum sonrası, emzirme olsun ya da olmasın, süt verme döneminin bitiminde meme bezleri eski haline dönecek şekilde geriliyor. Bu durum memelerde küçülmeye ve meme derisinde sarkmaya neden oluyor. Doğum sonrası meme hacmindeki kaybın yerine konması, protez yerleştirilmesi ameliyatı ile gerçekleştirilebiliyor.</p>
<p>Karın estetiği: Hamilelik ve doğumla birlikte deride çatlamalar ve yağ depolanması ile birlikte deformiteler karşımıza çıkıyor. Ayrıca karın duvarı kasları da hamilelikte zayıflıyor, yatkın kişilerde karın duvarında fıtıklaşmaya varan zayıflıklar gelişebiliyor. Tüm bunlar karın germe yöntemiyle, bikini, iç çamaşır çizgisi içerisinde kalacak bir iz yaratacak şekilde yapılan işlemle giderilebiliyor.</p>
<p>Deri çatlakları: İlk altı ay ve bir sene süresince kırmızı- mor arası bir renkte olan bu çizgilerin renkleri ilerleyen dönemlerde solabilir. Bu kalıcı izlerin giderilmesi için de karın germe ameliyatı yapılıyor.</p>
<p>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Arıncı</p>
<p>Nasırın tekrarlamasını doğru ayakkabı seçimi önlüyor</p>
<p>Tıbbi adı &#8220;callus&#8221; olan nasır, aslında vücudumuzun kendini savunma mekanizmasıdır. Vücudumuzun herhangi bir yüzeyine gelen uzun süreli darbeyi etkisiz kılmak için, derimiz o bölgede kalınlaşır. Nasır tedavisi basittir. Nasırlı olan deri bölgesine nasır flasterlerinin ilaçlı kısmı nasırı kaplayacak ancak normal deriye taşmayacak şekilde 7 ile 10 gün süresince her gün yenilenerek uygulanmalıdır. İlaçlı flaster nasırlı bölgeyi kabartır ve cerrahi müdahaleye hazır hale getirir ve lokal anestezi ile nasırlı bölge dikişe gerek kalmadan çıkarılır. Dikiş atılarak yapılan uygulamalarda, yara iyileşmesi esnasında oluşan sertlikler nasırın tekrarlama ihtimalini artırır. Yeni nasırların oluşumunun engellenebilmesinde doğru ayakkabı seçimi önemlidir.</p>
<p>International Hospital, Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Nezail Demirciler</p>
<p>Güzel bir ses tonu ve konuşma fiziksel güzelliği tamamlıyor</p>
<p>Bir kişinin fiziksel görünümü kadar vücut dili, mimikleri, göz kontağı, ses tonu, konuşma tarzı gibi bir takım yönleri bizim onu nasıl algıladığımızı etkiler. Plastik cerrahi uzmanları, fiziksel güzelliği artırmak amacıyla ellerinden geleni yapıyorsa da fiziksel güzelliği tamamlayıcı diğer faktörlerde problem varsa bütünsel bakışı olumsuz etkileyen durumlar ortaya çıkabilir.</p>
<p>Çok güzel bir genç kız konuşmaya başladığında sesi günde 10 paket sigara içenlerinki gibi kalın çıkıyorsa, konuşurken kekeliyor ve akıcı olamıyorsa, karşısındaki kişilerde olumsuz bir imaj yaratabiliyor. Aynı şekilde yakışıklı bir delikanlı sesinin bir kadın sesi gibi ince olmasından yakınabiliyor veya burnundan konuştuğu için ne söylediği anlaşılamıyor. Ses tonu çok ince ya da çok kalın olan, kekemelik, harf ve ses bozukluğu konusunda sorunları bulunanlara uygulanan özel terapiler sayesinde bu sorunlardan kurtulmak mümkün olabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/boyun-gergin-hos-bir-dekolte-icin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik egzersizleri</title>
		<link>http://www.sohbetege.net/cocuk-gelisimi/hamilelik-egzersizleri.html</link>
		<comments>http://www.sohbetege.net/cocuk-gelisimi/hamilelik-egzersizleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 19:50:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cocuk Gelisimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzelik bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[sac bakimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetege.net/?p=4064</guid>
		<description><![CDATA[Hafta hafta bedeninizde meydana gelecek değişimler ve yapılması gerekli egzersizler için&#8230;
başınızı dimdik tutun
omuzlarınız düz
karnınız gergin
ayaklarınız paralel dursun
boynunuz gergin
sırtınız eğilmesin
dizlerinizi bükmeyin
1- El ve dizlerinizin üstünde, emekler gibi durun. Bu duruş dizler ile yapılacak çalışmaların temel duruşudur: Sırt düzgün, kollar ve bacaklar hafif açılmış, eller ve bacakların alt kısmı paralel durumda. Bu duruşu öğrendikten sonra kalçalarınızı güçlendirmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hafta hafta bedeninizde meydana gelecek değişimler ve yapılması gerekli egzersizler için&#8230;</p>
<p>başınızı dimdik tutun<br />
omuzlarınız düz<br />
karnınız gergin<br />
ayaklarınız paralel dursun<br />
boynunuz gergin<br />
sırtınız eğilmesin<br />
dizlerinizi bükmeyin</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eL1sOBqXI/AAAAAAAADBE/TlryThy2hCE/s320/2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424458030710368626" border="0" />1- El ve dizlerinizin üstünde, emekler gibi durun. Bu duruş dizler ile yapılacak çalışmaların temel duruşudur: Sırt düzgün, kollar ve bacaklar hafif açılmış, eller ve bacakların alt kısmı paralel durumda. Bu duruşu öğrendikten sonra kalçalarınızı güçlendirmek için aşağıdaki hareketleri yapabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLxksQCjI/AAAAAAAADA8/Hnigb7QvWLg/s320/3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457959970179634" border="0" />2- 1 No.lu resimde gösterilen duruşa geçin, sonra sırtınızı kedi gibi yuvarlayıp başınızı aşağı eğin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLtYhZ2RI/AAAAAAAADA0/JPXu1DGiu5w/s320/4.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457887983982866" border="0" />3- Üstteki hareketten sonra oturana dek kalçanızı aşağı indirin. Bu arada dizlerinizi de biraz yanlara doğru açın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLp8_KVtI/AAAAAAAADAs/sTZUrKf_E6o/s320/5.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457829052995282" border="0" />4- 1 No.lu resimde gösterilen temel duruşa geçin, sonra karnınızı aşağı doğru sarkıtın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLl5yv5FI/AAAAAAAADAk/Lv3L40Xe-_g/s320/6.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457759476147282" border="0" />5- 4 No.lu hareketten hemen sonra kalça kaslarınızı o şekilde gerin ki, sırıtınız yeniden düzgün bir duruma gelsin. Bu arada karın kaslarınızı da gerin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLisTbBDI/AAAAAAAADAc/e6D5KIN40Jo/s320/7.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457704315487282" border="0" />6- 1 No.lu resimde gösterilen temel duruşa geçin. Sağ kolunuzu ve sol ayağınızı dümdüz uzatıp (aynada kontrol ederek) yavaş yavaş yine eski duruma getirin. Aynı hareketi bu kere de öbür kol ve bacağınız ile tekrar edin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLfLQaFlI/AAAAAAAADAU/uJPHyiL1AvE/s320/8.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457643904865874" border="0" />7- Bir tabure alın, aranıza bir taburelik uzaklık bıraktıktan sonra önünüze koyun. Bir ayağınızı taburenin kenarına dayayın, öbür ayağınızı yere basın ve ayağınızın ucunu hafifçe dışa doğru çevirin. Bu arada ağırlığınızı yavaş yavaş yerde duran, ayağınızdan tabureye dayalı olana verin ve öne doğru yaylanın. Sonra ağırlığınızı yine yere basan ayağınıza vererek aynı hareketi ayak değiştirerek tekrarlayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLbRaGSHI/AAAAAAAADAM/3KCGKv_2h30/s320/9.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457576836647026" border="0" />8- No.7&#8242;deki hareketten sonra vücudunuzun üst kısmını öne doğru eğin. Öyle ki, vücudunuzun üst kısmı tabureye koymuş olduğunuz bacağınızın üst kısmına dayansın. Aynı şeyi öteki bacakla da tekrarlayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLX0fTxnI/AAAAAAAADAE/v0BPlSCIsjg/s320/10.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457517534266994" border="0" />9- Taburenin üstüne oturun. Vücudunuzun üst kısmını dik tutarak bir bacağınızı yavaş yavaş yere paralel oluncaya kadar kaldırın. Yeniden indirerek hareketi öbür bacağınızla tekrarlayın. Bu arada, uzatmış olduğunuz bacağınızın ucu ile daireler çizin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLUZglqaI/AAAAAAAAC_8/zDKJ1tj9Tm8/s320/11.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457458752268706" border="0" />10- Dik olarak oturup bir bacağınızı taburenin üzerine dayayın. Bu bacağı çabucak ötekiyle değiştirirken vücudunuzun üst kısmını hareketsiz tutun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLQUlgbaI/AAAAAAAAC_0/M93SnlP6BR4/s320/12.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457388711243170" border="0" />11- Taburenin üstündeki bacağınızı hafifçe dışarı doğru kırın. Bu hareketi 2-3 kere tekrarlayıp diğer bacağınızla devam edin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLJ6xsFbI/AAAAAAAAC_s/iX_njWtVLZI/s320/13.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457278703801778" border="0" />12- Yere uzanıp her iki kolunuzu omuz çizgisinde yanlara açın. Bir dizinizi kendinize doğru çekerek sağa sola hareket ettirin. Vücudunuzun öbür kısımları hareketsiz kalsın. Hareketi öteki dizinizle tekrarlayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLGPrFUWI/AAAAAAAAC_k/qQbuNr4EHR8/s320/14.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457215593763170" border="0" />13- Aynı şekilde yere uzanıp bu kez her iki dizinizi de kendinize doğru çekerek sağa ve sola hareket ettirin. Bu egzersizleri yaparken belden yukarınız ve başınız hareketsiz kalsın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eLCB7KjkI/AAAAAAAAC_c/cJFRZ9UB9x4/s320/15.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457143183642178" border="0" />14- Dizleriniz ve ellerinizle odanın içinde emekleyin. Bu arada sırtınızı düzgün tutun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eK7tvaqSI/AAAAAAAAC_U/Sv1jinYGWI0/s320/16.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424457034686441762" border="0" />15- Yine elleriniz ve dizleriniz üzerinde durun. Sağ elinize dayanarak sol kolunuzu kaldırırken derin soluk alın. Hareketi öbür el ve kolunuzla tekrarlayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eK4iRpMdI/AAAAAAAAC_M/u9xNoOWwZCA/s320/17.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424456980069167570" border="0" />16- Elleriniz ve dizleriniz üzerinde durun. Bir kolunuza yaslanarak yaylanın. Bu arada soluk verin. Hareketi öbür kolunuzla da tekrarlayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 109px; height: 109px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0eK0OnUZDI/AAAAAAAAC_E/s5L1h6EJE6w/s320/18.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424456906071893042" border="0" />17- Sırtınız dik duracak biçimde oturun, ayak tabanlarınızı birbirine dayayın ve topuklarınızı kendinize doğru çekin, Ayak bileklerinizi tutarak dirseklerinizle uyluklarınıza bastırın. 20 saniye bu şekilde durun, Bunu bir kaç kez tekrarlayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetege.net/cocuk-gelisimi/hamilelik-egzersizleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVDE SAÇ NASIL BOYANIR</title>
		<link>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/evde-sac-nasil-boyanir.html</link>
		<comments>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/evde-sac-nasil-boyanir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 16:51:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadinlar icin]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzelik bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[sac bakimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetege.net/?p=4053</guid>
		<description><![CDATA[EVDE SAÇ NASIL BOYANIR?
kullanmak istiyorsanız, saçınızı kendiniz boyamaya ne dersiniz? Buna bir türlü cesaret edemiyorsanız, belki aşağıdaki yazı fikrinizi değiştirebilir.
Her kadın aynaya baktığında kendinde bir değişiklik görmek ister. Bunun da en kolay yolu saç rengini değiştirmektir. Ancak çalışan kadınlar için kuaförde zaman harcamak, bir başka zamandan çalmak anlamına geldiği için çoğu kez böylesi değişiklikler arka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Qsq4aCfOMso/S-lM3dvHQGI/AAAAAAAAAG0/VNWC5oz5y7U/s1600/1.jpg"><img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Qsq4aCfOMso/S-lM3dvHQGI/AAAAAAAAAG0/VNWC5oz5y7U/s320/1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469987738176929890" /></a><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >EVDE SAÇ NASIL BOYANIR?</span></p>
<p>kullanmak istiyorsanız, saçınızı kendiniz boyamaya ne dersiniz? Buna bir türlü cesaret edemiyorsanız, belki aşağıdaki yazı fikrinizi değiştirebilir.</p>
<p>Her kadın aynaya baktığında kendinde bir değişiklik görmek ister. Bunun da en kolay yolu saç rengini değiştirmektir. Ancak çalışan kadınlar için kuaförde zaman harcamak, bir başka zamandan çalmak anlamına geldiği için çoğu kez böylesi değişiklikler arka plana atılır. Bu nedenle artık her gün daha fazla kadın gerek zamandan ve paradan tasarruf etmek, gerekse sadece denemek amacıyla saçını evde boyamayı tercih ediyor. Siz de markette dolaşırken saç boyası reyonunda takılıp bir türlü karar veremeyenlerdenseniz, işte size mükemmel sonuçlar elde etmenin püf noktaları!</p>
<p>Seçiminizi iyi yapın<br />
Daha önce hiç kalıcı boya denemediyseniz önce geçici bir boya seçmeniz iyi olacaktır. Böylece beğenmediğiniz bir sonuç aldığınızda geri dönmeniz kolaylaşır. Teninize uyacak ve doğal saç renginizden iki ya da üç ton koyu olacak bir renk seçin. Beyazlık ya da grilikleri de dikkate alırsanız, birkaç ton koyuluk iyi bir kapatma görevi görecektir. Aksi takdirde bu bölgelerde ilginç turunculuklarınız olabilir.</p>
<p>Kendinizi hazır hissettiğiniz anda adım adım uygulamaya geçebilirsiniz:</p>
<p>1- Saçlarınızın durumunu değerlendirin<br />
Saçınızı boyamadan önce, ne halde olduklarını kontrol edin. Saçınız ne kadar sağlıklı olursa, alacağınız sonuç da o kadar iyi olacaktır. Bu nedenle boyama işlemini gerçekleştirmeden önceki hafta, saçınıza birkaç kez bakım yapın. İçinde, saçları güçlendiren B vitamini, pantenol, E vitamini, avokado veya Hindistan cevizi yağı gibi nemlendirici maddeler bulunduran ürünleri deneyin. Eğer saçlarınız çok kuru ve yıpranmışsa ve kırıklar varsa, o zaman saçı boyamak pek iyi bir fikir olmayabilir. Saçlarınızı biraz kestirip, bir süre bakım uygulamak ve boyayı sonraya bırakmak daha iyi olacaktır. Saçlarınızı boyadıktan sonra da ayda iki kez bakım yapmaya devam edin.</p>
<p>2- Doğru rengi seçin<br />
Başarının anahtarı doğru rengi seçmektir. Parlak gün ışığında doğal saç renginize iyice bakın. Daha sonra gözlerinize ve cilt renginize uyan, bunları tamamlayan bir renk seçin. Örneğin; eğer cildiniz sarımsı veya buğday tonlarındaysa o zaman kırmızı, kestane rengi, bakır veya kızıl &#8211; kahve tonlarını tercih edebilirsiniz. Cildiniz beyaz veya kırmızıysa, o zaman küllü renkleri ve bej tonlarını deneyin.</p>
<p>3- Bir yöntem belirleyin<br />
Profesyoneller, yarı kalıcı veya yıkanınca çıkan boyalarla başlamayı öneriyor. Bunlar daha hafif ürünlerdir ve genelde 28 yıkamaya kadar dayanırlar. Kalıcı boya istiyorsanız, damlamayan formülleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca kurumuş olan uçlar için, boya öncesi bakım paketi olanları tercih edebilirsiniz. Boyamaya başlamadan önce, kutu üzerindeki talimatları mutlaka okuyun. Böylece uygulamanız daha kolay olur ve alerji olasılığını da düşürebilirsiniz.</p>
<p>4- Rengi korumak için<br />
Saçınızı boyayıp şekil verdikten sonra, elde ettiğiniz rengi korumak isteyeceksiniz. Saç renginizi uzun süre muhafaza etmek için güneş ve klordan uzak durun, saç kurutma makinesi, fön ve maşa gibi sıcaklığı çok yayan aletleri fazla kullanmaktan kaçının. Bunlar hem rengin atmasına hem de saçın yıpranmasına neden olurlar. Saçınızı parlak ve nemli tutmak için, özellikle boyalı saçlar için üretilmiş şampuan, saç kremi ve bakım ürünlerini uygulayın.</p>
<p>Bunlara dikkat:</p>
<p>Başlamadan önce mutlaka kullanım kılavuzunu iyice okuyun.</p>
<p>Boyamaya başlamadan önce bütün gereçlerin tam olduğundan emin olun.</p>
<p>Eski bir gömlek giyin ve eski bir havlu kullanın.</p>
<p>Saçınızın etrafındaki cildin lekelenmemesi için biraz vazelin sürün, ancak saça bulaştırmamaya dikkat edin.</p>
<p>Boya sürerken mutlaka eldiven kullanın.</p>
<p>Saçları bölerken ve boyayı dağıtırken geniş ağızlı bir tarak kullanın.</p>
<p>Cilde bulaşan boyayı ıslak mendil, şampuanlı veya cilt temizleyicili pamuk ile silin.</p>
<p>Rengin tutması için saati ayarlayın.</p>
<p>Bunlardan kaçının:<br />
Saçınız açık kahverengiden daha koyuysa renk açıcı ya da sarartıcı maddeler kullanmayın. Aksi takdirde saçınız turuncu olur.</p>
<p>Cereyan yapan bir yerde ya da ateş yakınında oturmayın. Bu uygulama sürecini ve sonucu etkileyebilir.</p>
<p>Bekleme sırasında telefonla konuşmayın, aksi takdirde zamanın nasıl geçtiğini farketmeyebilirsiniz.</p>
<p>Saç boyalarının özellikleri<br />
Doğal boyalar (bitkisel boyalar) saç telinin içine nüfuz etmez ve beyaz saçı tam olarak kapatamaz. Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır. Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır. Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız, nötr kına uygulayabilirsiniz.</p>
<p>Doğal boyaların özelliği; sentez ile elde edilmiş boyalarınkine oranla çok daha ufak olan molekülleridir. Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar. Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.</p>
<p>Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur. Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar. Çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar. Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.</p>
<p>Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar. Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen, her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin açık renk saçta &#8216;havuç turuncusu&#8217; gibi bir sonuç istemiyorsanız, uygulama süresi kısa tutulmalıdır.</p>
<p>Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygulandığında, kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygulama süresine ihtiyaç vardır. Kimyasal bazlı boyanın kuvvetlenen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun sürer. Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle mümkün olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetege.net/kadinlar-icin/evde-sac-nasil-boyanir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CİNSELLİĞİN DÜŞMANI</title>
		<link>http://www.sohbetege.net/kadin-erkek-iliskileri/cinselligin-dusmani.html</link>
		<comments>http://www.sohbetege.net/kadin-erkek-iliskileri/cinselligin-dusmani.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 16:50:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadin erkek iliskileri]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[güzelik bakimi]]></category>
		<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[sac bakimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetege.net/?p=4050</guid>
		<description><![CDATA[CİNSELLİĞİN DÜŞMANI DEPRESYON…
uyku ve iştah sorunları yaşatan, hatta kişiyi intiharın eşiğine götürebilen depresyon, aynı zamanda cinsel problemlere de yol açabilir, hatta cinsel hayatı bitirebilir.
Çağın hastalığı depresyonun, cinsel hayata verdiği olumsuz etkiyi anlatan Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, depresyona girmiş erkeklerde başta cinsel isteksizlik, erken boşalma ve sertleşme sorunları görülürken, kadınlarda ise daha çok cinsel isteksizlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0YRCYMI7yI/AAAAAAAAC68/vBnQeqG2qb8/s1600-h/29.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 300px; height: 202px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_WphtgDG_J4Y/S0YRCYMI7yI/AAAAAAAAC68/vBnQeqG2qb8/s320/29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424041533765119778" border="0" /></a><span style="font-weight: bold;">CİNSELLİĞİN DÜŞMANI DEPRESYON…</span></p>
<p>uyku ve iştah sorunları yaşatan, hatta kişiyi intiharın eşiğine götürebilen depresyon, aynı zamanda cinsel problemlere de yol açabilir, hatta cinsel hayatı bitirebilir.</p>
<p>Çağın hastalığı depresyonun, cinsel hayata verdiği olumsuz etkiyi anlatan Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, depresyona girmiş erkeklerde başta cinsel isteksizlik, erken boşalma ve sertleşme sorunları görülürken, kadınlarda ise daha çok cinsel isteksizlik gözlendiğini söyledi.</p>
<p>Dr. Mehmet Yavuz; sözlerine şöyle devam etti: “Çünkü cinselliğin; cinsel istek, uyarılma ve orgazm olmak üzere üç aşaması vardır. Depresyonda başta cinsel istek libido azalır. Buna bağlı olarak uyarılma ve orgazm sorunları da ortaya çıkabilir. Hatta birleşme olsa bile depresyonda ki kişi bundan zevk ve tad almaz. Ancak tüm bu sorunlar depresyonun tedavi edilmesiyle birlikte kendiliğinden düzelmektedir.”</p>
<p>Depresyon cinsel sorunlara yol açabilirken, cinsel sorunlar da mevcut depresyonu ağırlaştırabilir.</p>
<p>Cinsel sorunların depresyona yol açtığını bilmeyen hastaların, genellikle bu sorunların kendi yetersizliklerinden kaynaklandığını düşündüğünü açıklayan Yavuz, bu durumun da mevcut tabloyu ağırlaştırarak, kişileri umutsuzluk ve karamsarlığa sürüklediğini, daha önce var olmayan cinsel sorunlara yol açabildiğini belirtti.</p>
<p>Dr. Mehmet Yavuz; “Hasta cinsel hayatının tamamen sona erdiğini düşünerek, depresyonunu daha ağır yaşamaya başlar. Bu durumda yine başarılı olamazsam düşüncesiyle performans anksiyetesine kapılan hastada, depresyon tedavi edilse bile cinsel işlev bozukluğu kalıcı olabilir.</p>
<p>Her fert ve her vaka birbirinden farklıdır, fakat eşlerden biri depresyonda ise, tüm aile bundan etkilenir. Bu durumda diğer eşin sabırlı ve anlayışlı olması, eşine yardım etmesi ve ona her konuda cesaret vermesi beklenir. Depresyonda olan kişinin duygusal olarak aileden kopması sebebiyle, bu bazen güç olabilir.” dedi.</p>
<p>Evlilik sürecinde yaşanan yorgunluk ve gerilim cinsellikte olumsuz etkilere sebep olabilir.</p>
<p>Bazı evliliklerin ilk günlerinde, erkeklerde sertleşme sorunu nedeniyle ilişkinin gerçekleşemediğini açıklayan Mehmet Yavuz: “Evlilik sürecinde yaşanan yorgunluk, gerilim veya ilk gecede yaşanan heyecan nedeniyle ortaya çıkan bu durum karşısında bazen panik yaşanabilir. Böyle durumlarda erkeğin eşine karşı duyduğu mahcubiyet, olayı daha da ağırlaştırabilir. Bu geçici iktidarsızlık olayı, genellikle bir süre sonra düzelmektedir. Daha uzun süren vakalarda ilaç desteği gerekli olabilir. Böyle bir olay karşısında yeni evlenmiş bayanın sabırlı ve eşini destekleyici pozisyonda olması düzelmeyi hızlandırır. Kırsal kesimde daha sık karşılaşılan bu durumu büyü ile “erkekliğin bağlanması’’ gibi değerlendirenlere de rastlanmaktadır. Böyle yörelerde kişilerin, doktora götürülmeden geleneksel telkin yöntemleri ile iyileştirilmeye çalışıldığını üzüntüyle görmekteyiz.” dedi.</p>
<p>Antidepresanlar cinsel gücü etkiliyor…<br />
Depresyonda zaten var olan cinsel sorunların antidepresanlarla tedavi sırasında daha da artabildiğini ve depresyon ilaçlarının cinsel fonksiyon bozukluğuna yol açtığını ifade eden Yavuz; “Bugün depresyon tedavisinde kullandığımız ilaçların çoğu, cinsel sorunlara yol açmaktadır. Bu yan etkilerin başlıcaları; sertleşmede azalma, istekte azalma ve orgazm yoğunluğunda düşmedir. Bu durumda kişiler, depresyonun tedavisi ve cinsellik ikilemi arasında sıkışıp kalabilirler. Depresyon hastalarının birçoğu kullandığı ilaçların cinsel güçlerini bozduğunu görünce tedaviyi bırakmakta ve tedavi yarım kalmaktadır. Antidepresan ilaçlar nedeni ile cinsel sorun yaşayan kişilere yan etkisi olmayan ve en az ilaçlar kadar etkili olan TMS tedavisini uyguluyoruz. ” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetege.net/kadin-erkek-iliskileri/cinselligin-dusmani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
